Kitaplar - Editörlük - Makaleler

Tiyatroda modernizmin ele alındığı bu kitap, Aydınlanma Dönemi ile başlayan sürecin tiyatro sanatına yansımalarına odaklanıyor.
Oyun yazımından sahnelemeye dek tüm aşamalarda geleneksel-modern ayrımının kapsamlı bir analizinin yapıldığı bu eserde, tiyatro sanatının olay merkezli bir yapıdan karakter merkezli bir yapıya doğru evrilmesi, klasik tragedya kahramanının yerini anti-kahramanın alması, tiyatroda gündelik dilin kullanılmaya başlaması, avant-garde'larla birlikte Doğu'nun kaynaklarına, ilkel ritüellerine geri dönüş, Piscator ve Brecht ile birlikte tiyatronun görsel ve anlatısal bir yapıya yönelmesi gibi modern tiyatronun belli başlı kilometre taşları geniş bir perspektiften ele alınıyor.
Tiyatroda modernizm bir anlamda tiyatronun zincirlerinden kurtulmasının öyküsüdür; bu çaba çeşitli nedenlerle zaman zaman kesintiye uğrasa da, dün olduğu gibi bugün de yarın da sürecektir.
Yayınevi: Mitos-Boyut Yayınları
Sayfa Sayısı : 200
İlk Baskı Yılı : 2014
Dil : Türkçe
ISBN: 9786055127626

Duygusal Yönetmen’de günümüz tiyatrosunda sayfadan sahneye uzanan yaratıcılığın kilit ismi haline gelen tiyatro yönetmeninin sahip olması gereken yetiler, Daniel Goleman’ın duygusal zekâ kavramı çerçevesinde ele alıp değerlendiriliyor. Kitapta sanatsal lider olarak tanımlanan tiyatro yönetmeninin oyuncular, tasarımcılar ve uygulayıcılarla birlikte bir yapımı gerçekleştirirken duygusal zekâsının onu nasıl etkili bir lider kıldığı anlatılıyor.
Duygusal Yönetmen’de duygusal zekânın beş temel bileşeni olan öz-farkındalık, kendini-ayarlama, motivasyon, empati ve sosyal becerinin liderlikteki fonksiyonları incelenerek, bu yetilerin bir tiyatro yönetmeninin çalışmasına etkileri üzerinde duruluyor. Ayrıca Goleman’ın kaynağını farklı duygusal zekâ yetilerinden alan altı liderlik tarzının; dayatıcı liderlik, güven verici liderlik, yakınlık sağlayıcı liderlik, demokratik liderlik, sürükleyici liderlik ve yönlendirici liderliğin bir yönetmenin başarısındaki önemi değerlendiriliyor.
Duygusal Yönetmen’de yazar, tiyatro yönetmenliğiyle ilgili olarak bir yandan çeyrek asrı aşan yönetmenlik deneyimi çerçevesinde sahneye koyduğu oyunlardan damıttığı kişisel bilgi ve birikimini aktarırken, diğer yandan da sahneledikleri eserlerle dünya tiyatrosunda kalıcı izler bırakmış tiyatro yönetmenlerinin görüşleriyle konuyu açımlıyor.
Duygusal Yönetmen, tiyatro yönetmenliğiyle ilgili çok az özgün çalışmanın üretildiği ülkemizde alanındaki boşluğu doldurmaya yönelik önemli bir kaynak niteliğindedir.
Yayınevi: Mitos-Boyut Yayınları
Sayfa Sayısı : 104
İlk Baskı Yılı : 2022
Dil : Türkçe
ISBN: 9786057904881

Konservatoryum-Conservatorium, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın açık erişimli, hakemli, yılda iki kere Haziran ve Aralık aylarında yayınlanan bilimsel dergisidir. Dergi, ulusal ve uluslararası camiaları hedeflemekte, yayın kurulunda hem ulusal hem de uluslararası üyeler bulunmakta ve uluslararası yazar katkılarını artırmayı amaçlamaktadır.
Konservatoryum-Conservatorium, müzik, müzikoloji ve sahne sanatları alanlarında sanat pratiğini destekleyici bir teorik altyapının oluşmasına katkıda bulunmayı ve ülkemizin uluslararası iş birlikteliklerinde daha fazla pay almasını sağlamayı amaçlar. Derginin ana odağını müzik, müzikoloji ve sahne sanatları alanları oluşturur. Bu ana alanlarla ilişkili olan estetik, psikoloji, biyomekanik, fizyoloji, nörobilim, elektroakustik, organoloji gibi alanlardan da makalelere açıktır.
Derginin hedef kitlesini akademisyenler, araştırmacılar, profesyoneller, öğrenciler ve ilgili mesleki, akademik kurum ve kuruluşlar oluşturur.
Baş Editör: Tufan KARABULUT
Yayınevi: İstanbul University Press
Yayın Aralığı: Yılda İki Sayı
İlk Baskı Yılı : 2011
Dil : İngilizce-Türkçe
E-ISSN: 2618-5695

Katie Mitchell, ünlü bir İngiliz tiyatro yönetmenidir. Royal Shakespeare Company, National Theatre, Royal Court, Young Vic ve Donmar Warehouse gibi İngiltere’nin en nitelikli tiyatrolarında ve İngiltere dışında da İsveç Kraliyet Drama Tiyatrosu’unda, Almanya Cologne Schauspielhaus’da, Berlin Schaubühne’de, İtalya Tiyatro Piccolo’da oyunlar yönetmiştir. İngiltere’deki çağdaş tiyatro dünyasının en önde gelen sanatçılarından biri olduğu gibi, yenilikçi yapımları ve düşünceleriyle Batı tiyatrosunun pek çok eğitim kurumuna ve uygulayıcısına da ilham vermiş bir yönetmendir.
Yönetmenlik Zanaatı, sahne için yönetmenliğe yönelik, adım adım gelişen benzersiz ve kesinlikle vazgeçilmez bir rehberdir. Katie Mitchell, çalışmalarını geliştirmek için kullandığı temel pratik araçları oyuncularla, yapım ekipleriyle ve metnin kendisiyle paylaşıyor, açıklamalarda bulunuyor. Her bölümün kritik noktalarının bir özetiyle sonuçlanması, bu kitabı, gelişimlerinin herhangi bir aşamasında hem yönetmenler hem de oyuncular için ideal bir başvuru eseri haline getirmekte.
Yazar: Katie Mitchell
Türkçesi: Yasin ÇETİN
Editör: Tufan KARABULUT
Yayınevi: Mitos-Boyut Yayınları
Sayfa Sayısı : 272
İlk Baskı Yılı : 2024
ISBN: 9786256794276

Dramatik yapının analizinde ileri sürülmüş pek çok görüş içinde Gustav Freytag’ın 1863’te ortaya koyduğu teknik bugün hâlâ oyun yazımı ve incelemelerinde kullanılan bir yöntemdir. Freytag, bu tekniği Antik Yunan ve Shakespeare tragedyalarını, Klasik ve Romantik dönem Alman oyunlarını inceleyerek geliştirmiştir. Temelde Aristotelesçi bir bakışı yansıtan Freytag tekniği, dramatik yapıyı beş bölüm ve üç kriz anı üzerinden yapılandırır. Freytag piramidi olarak da adlandırılan bu yapı “giriş, yükselen eylem, doruk noktası, düşen eylem ve sonuç” bölümlerinden oluşur. Ayrıca bu bölümlerin arasına yerleştirilen “kışkırtıcı etki, trajik etki ve belirsizlik etkisi” olarak adlandırılan üç kriz anı mevcuttur. Çalışmamızın içeriğini, bu bölümlerin ayrıntılı incelemesi ve kimi örneklerle desteklenmesi oluşturmaktadır. Freytag tekniğine yönelik bazı eleştiriler ise, çalışmamızın son bölümünde yer almaktadır.

Antik Yunan tiyatrosundan başlayarak 18. yüzyıla kadar uzanan süreçte, tiyatronun dili şiirsel ve ölçülüdür. Tragedyaların düzyazı diliyle yazılması gerektiğine dair ilk ciddi tartışmalar Fransa'da Trublet, Fontenelle ve La Motte gibi yazarlar tarafından ortaya atılır. Ama bu konuda asıl büyük etkiyi İngiliz oyun yazarı George Lillo'nun 1731'de yazdığı The London Merchant (Londra Taciri) adlı eseri yapar. Lillo'nun bu girişimi, Diderot ve Lessing'in çabalarıyla Kıta Avrupası'nda harekete geçirici bir etkiye sahip olur. Dram sanatındaki bu düşünsel ve yazınsal dönüşümün temelinde burjuva sınıf bilincinin gelişimi yatar. Orta sınıf seyirci tiyatroda üstün trajik kahramanları izlemek yerine kendi yaşamından günlük olayları ve sıradan kişileri görmeyi daha gerçekçi bulur. Böylelikle tiyatro sanatında kendine özgü yeni bir biçim ve anlatım tarzı yaratan burjuva sınıfı, oyun yazımında da gündelik dilin kullanılmasıyla tiyatroya farklı bir gerçeklik algısı kazandırır. 19. yüzyıla gelindiğinde realizmin ve natüralizmin etkisiyle tiyatronun hakîm dilinin düzyazı olduğu görülür. Bu makalede, öncelikle, oyun yazımında koşuk dilinden düzyazı diline geçişin tarihsel süreci incelenmiş, ardından da tiyatroda gündelik dilin kullanımının gerçeklik algısına katkıları değerlendirilmiştir. Son olarak, diyalog yazımının geçirdiği bu değişimle düzyazı dilinin tiyatro-edebiyat ilişkisine kazandırıp kaybettirdikleri üzerinde durulmuştur.

David Mamet’in tartışma yaratan oyunu Oleanna, eleştirmenler tarafından, genellikle, cinsel taciz, siyaseten doğruculuk ve akademik eğitimin sorunlarını ele alan bir çerçevede değerlendirilmiştir. Mamet’in oyunları, aynı zamanda absürt tiyatro ile geleneksel realizmin bir bireşimi olarak görülmüştür. Mamet ise tüm bu yaklaşımlara karşı çıkarak Oleanna'nın, yüksek öğrenimin kurumsal zemininde, bir profesör ile öğrencisi arasındaki eşit olmayan güç ilişkisini anlatan Aristotelesyen bir tragedya olduğunu ifade etmiştir. Bu çalışmada, Mamet’in bu nitelendirmesinin izi sürülerek Oleanna, Aristotelesyen tragedyanın olay örgüsünü belirleyen unsurlar çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, Aristoteles’in tragedya tanımından hareketle, oyunun protagonisti olan profesör John ve olay örgüsü “hubris”, “hamartia”, “peripeteia”, “anagnorisis” ve “katharsis” kavramları açısından incelenerek, John’un modern trajik bir kahraman, Oleanna'nın da modern Aristotelesyen bir tragedya olduğu düşüncesi tartışılmaktadır.

Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, Hukuk ve Felsefe Profesörü David Luban'ın Ariel Dorfman'ın başyapıtı "Ölüm ve Kız"ı incelediği bu makalesi, Amerikan Felsefe Derneği Kongresinin (Atlanta, Aralık 1996) "Adalet, Genel Af ve Hakikati Söyleme: Geçiş Toplumları İçin Seçenekler" başlıklı panelinde sunulmak üzere hazırlanmış ve Doç.Tufan Karabulut tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
Bu web sitesinde çerez kullanılır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek, çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.